Ekonomi

Enflasyonla Yıllar İçinde Giyimde Kalite Düştü, Kilo Azaldı, Ürün Listesi Daraldı!

Enflasyonla birlikte yükselen maliyetler, eserlerin fiyat etiketlerine çok hızlı yansır. Beslenme, barınma, giyinme, ulaşım gibi temel ihtiyaçlarda son yıllarda daha da fazla hissettiğimiz fiyat artışları sadece etiketlerde görülemez. Kalite, ağırlık için ayarlamalar yapıldığında hissedilmeyen enflasyon kısmına girer. Buna ekonomide ‘shrinkflasyon’ denir. Diğer bir deyişle fiyat artışını abartmadan ağırlık ve kaliteyi düşürerek maliyeti düşürerek karı maksimize etmektir.

Enflasyon dünyada ve Türkiye’de sorun olmaya devam ederken, ülkemizde yaşanan ve hissedilen yüksek oranlar satın alma gücünü yok ediyor.

Gıda enflasyonu ile dünyanın ‘ilk 10 listesine’ de giren Türkiye’de etiket okuma yaygın olmadığı için işlerin ağırlığına göre ne kaybettik bilmiyoruz. Öte yandan bırakın dokumada küçülen kıyafetleri, 10-15 yıl önce alınan kıyafetlerin hala giyilebilmesini bir çelişki olarak görüyorsanız, ama yine de satın alınan işlerin bir çelişki olduğunu düşünüyorsanız. Son 2 yıl eskiyor, sizler için bir liste yaptık.

Abur cuburla başlıyoruz. 2-3 yıl önce 180 gram olan çekirdek, şimdi 2 katı fiyatına ama 136 gram olarak satılıyor. Artış %100 gibi gözükse de aslında %165’tir.

İlk görsel marketin 31.10.2019 – 20.11.2019 dönemine ait indirim kataloğundan, ikinci görsel ise 22.12.2022 – 11.01.2023 dönemine aittir. Yaklaşık 3 kat ya da yüzde 200 gibi görünen fiyat artışı aslında yüzde 292 oldu.

Yumurtada fiyat artışı yüzde 190 civarında olurken, bu çalışmada görülmese de marketlerde son 1 yılda 30 kutuda satılan kolilerin 20 olduğu fark edilmiyor.

Eskiden 330 ml olarak satılan kutu içecekler, tasarım değişikliği yapıldığından beri artık 250 ml olarak satılıyor.

Ağustos 2020’de 76 gram olarak satılan bisküviler, şimdi 244 gram bölü 4 olarak 61 gram olarak satılıyor.

Eskiden “küçük kutular” süt veya meyve suyu 200 ml’ydi. Artık değil: 180 ml.

Giyimde tasarım, tercihler, şekiller ve trendler ne olursa olsun, “crop” dışında tişört bulamama sorunları bir nebze de olsa ‘ekonomik trendler olabilir mi?’ düşünüyor.

Bunu kimse deneyimledi mi? Bir kullanıcının eski kıyafetinden gelen yorumlar da gözümüze enflasyonla birlikte kaliteyi düşürüyor.

Tekstillerde eski kalitenin bulunamaması da bir sorundur.

Dövize endeksli sektörlerden biri olan dokuma branşında, işçilik ağır olduğu için son yıllarda maliyetler arttı.

Bu da kaliteyi etkiledi.

Sosyal medyada büyük yankı uyandıran paylaşımlarla,

10-15 yıl önceki kıyafetlerini kullananlar,

Yeni kıyafetlerini birkaç ay içinde kullanamayanlar ise birebir bireyler oluyor.

Enflasyon, planlı bir tüketim çılgınlığıyla birleşiyor mu?

Örnekleriniz nelerdir? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu